6 Eylül 2011 Salı

Accessorize Çeki Kazanın!

http://mutfakcinleri.blogspot.com/2011/07/beyazkutudan-1-kisiye-50-tl-degerinde_29.html

Kaçmayacak bir kampanya daha! Acele edin, bu gece bitiyor!

5 Eylül 2011 Pazartesi

Hediye!!

http://doa-kozmetik.blogspot.com/
Katılan ilk 100 kişiye krem hediye :)
Kaçırmayın derim.

28 Aralık 2010 Salı

www.hediyeliksec.com bir harika!



Heryerde kolayca bulunamayacak güzellikteki ürünleri ile bu piyasada yakında ismi cok duyulacak güzel bir site :)

10 Şubat 2010 Çarşamba

Ve o...

Yaşanmışlıklardan birkaç kesit sunacagım sizlere. Bir şekerin bir moron üzerine etkilerinden bahsedecegim ve bir şekerin o moronu nasıl degiştirdiginden.

2006 yaz mevsimi öncesi...

o yıl ve şimdiki yıl arasından neredeyse dört yıl geçti. İnsanın yaşamak istedigi en güzel 4 yıllardan biridir herhalde bilmiyorum en azından benim öyle. Öncesinde ise bir garipti olaylar ufaktım daha 14-17li yaşlar arası hem de. Garipti diyorum ya işte harbiden öyleydi moruk mesela durmadan metal müzik dinlerdim acayip acayip sitelerden,p2p paylaşım programlarından haritada yerini bile gösteremeyecegim memleketlerin ücra köşelerinden death metal gruplarını bulup çıkartıyordum, dinlemiyordum da aslında sadece arşivcilik olayı gariplikliklerden biri de bu bence daha sonrasında ise bir müzik muhabbeti açıldıgında hiçkimse bilmiyor sadece ben bliyorum diye hemen muhabbetini açıyordum o acayip grupların ulan grup elemanları duysa dalga gecerdi herhalde. Düşünsenize Guetamalalı bir brutal death metal grubunun müzik kalitesi, riffleri,vokalleri,davulları hakkında yorum yapıyorduk. Kim bilir o garipler hangi şartlarda kaydetti o parçaları ve ne zorluklarda. Neyse garipliklerden gereksizliklerden bir kaç birşey daha anlatıp olayın özüne dönecegim. O zamanlar karıya kıza yavşama gibi bir özelligim de yoktu biraz çekingendim açıkçası bu müzik sayesinde yeni insanlarla tanışıyordum o zamanlarda bu insanlarla tanışmak çok gurur verici geliyordu bana benden yaşça çok büyük olmalarına ragmen bir muhabbetleri acıldıgında haaa o benim arkadaş yaa iyidir tarzı laflar edip aklım sıra hava taslıyordum.(gariplik işte)
Alkol ve sigarayla tanışmıştık o zamana kadar sporcuydum sevmiyordum ne alkolu ne sigarayi hele sigaradan nefret ediyordum. Öyle yetiştirilmiştim sigaradan uzak,ailemde hiçkimse kullanmıyordu çünkü. O iğrenç kokuyu sadece bir kafeye oturdugumda alıyordum ve o süre zarfı bana azap gibi geliyordu bir yandan da üzerimin kokmasından korkuyordum zira evdekiler üzerimde ki kokudan sigara içtigimi düşünüp beni sorguya çekebilirlerdi. Ama hayat işte nereye çekecegi belli olmuyor insanı,ufakken kötü gelen şeyler zamanla ergenligin ve merakın sebebi ile çekici gelebiliyordu. Arkadaştan alınan bir tek sigara ve içine çekmeden içiyormuş gibi yapmak ne büyük aptallık degil mi? Tüm uyarılara ragmen - yok aga beyaa oğlum ben başlamam lan manyak mısın ne işim olur bir bakayım tadı nasıl işte-lerle başlar o illet sonrada bırakmaz en sevinçli anda da yanınızdadır en bunalım en hüzünlü anda da. Ama o zamanlar spora devam ettigim için gerçekten de böyle düşünüyordum canım istemiyordu tiryaki degildim. Hayatımda en zevk aldıgım işi yapıyordum basketbol oynuyordum sevilen,yetenekli bir oyuncuydum başladıgımda 10 yaşlarındaydım ve o zamandan 17 yaşıma kadar elimden hiç eksik olmadı basketbol topu evlat gibiydi anlayacagınız. İşte tipik ergen bunalımları sebepli o aktivite de eglenceli gelmiyordu artık ve kovulmuştum takımdan artık sadece metal müzik vardı indirilecek ve dinlenmeyecek kayıtlarından bir bok anlamadıgım extorois sikmutis gorilency grup isimleri... Ha birde alkol,sigara ve alınan aşırı kilolar...

Basketbol bırakılmıştı tamamen boşluktu artık çok fazla vakit kalıyordu bir çok şey yapabiliyordum antremana ve maçlara gitmek yerine mesela sürekli yemek yiyiyordum veyada arkadaşlarımın evlerinde kalıp biraz eglenip yine metal konusup bira içiyorduk bende yavaş yavaş duman krizlerine girmeye başlıyordum spor yaparken hiç gelmeyen sigara içme istegi artık beyin damarlarınıza nüfus etmişti bile istiyordu ve bir tek daha alıyordum arkadaşın paketten sagolsunlar hiç yancı demediler bana hep uzattılar meaşallah. Hayat artık moronlaşıyordu ve geçen günler hep bu şekildeydi spor bıraktıgım için vakit kaldı demiştim ya o boşluk hep boş işlerle doluyordu. Ergendim bir kız arkadaşım olsun istiyordum dürtüler işte aşık olmak falan filan... O zamana kadar olmuştu tabiki gençtik yakışıklıydık vesselam bakardı dişiler bana peeheeeyy. Ama artık degişik birşey istiyordum bir ciddiyet el ele tutuşmak sarılmak suratına bakarak seni seviyorum demek yani park köşelerinde oturup kimse görmesin diye saklanıp öpüşmek degil veya da sinema köşelerinde...(neyse)

Şuanda pekte sallamadıgım ama o zamanlar harbi canciş,şeker,masum,saf bir arkadaşım vardı çok severdim ben onu aynı zamanda o da beni dişi kendisi bu arada. Ya oglum dedi sana artık birini ayarlamak (ayarlamak?) lazım dedi e bende arayışlar içerisindeydim güveniyordum ona istedigim niteliklerde vardı elbette karşı cins arkadaşları. Ve tanıştırılma faslı degişim başlıyor...

2006 yaz mevsimi sonrası...

Teknolojinin hikmetlerinden biri olan msnde tanışmıştık onunla belki de degişim orada başlamıştı msn veyada interaktif sosyal paylaşım alanlarından pek çogunun ismini bilem bilmiyordum. Sabahlara kadar msn muhabbetleri ufaktan hoşlandıgını belli etmeye calısmalar cok iyi davranma cabaları nasıl anlatayım hepsi o kadar güzel şeylerdi ki diyordum içimden oglum bu lan işte süper lan diyordum anlaşıyorduk çünkü hem de herşeyde... Ve kısa bir zamandan sonra anladım ki aşık olmuştum çıkmıyordu aklımdan buluşuyorduk, konuşuyorduk salak salak espriler yapıp güldürüyordum onu sıkıldıgını bana fark ettirmese de sırf benim hevesimi kırmamak icin dinliyordu ona bile metal müzik muhabbeti yapıyordum x grubun davulcusundan y grubun albümünden bahsediyorum sesini full açarak mp3playerdan şarkılar dinletip yorum bekliyordum. yapıyordu da çünkü biliyordu arasıra oda dinliyordu öyle şeyleri işte diyordum ya anlaşıyorduk aynıydık nerdeyse. Diyordum aşktı bu sürekli yanımda olsun istiyordum daha fazla vakit gecirmek istiyordum. Gülüşünde binbir mutluluk vardı çünkü sevgi vardı gözlerinin icinde kendimi görebiliyordum o da gözlerime baktıgında kendini görebiliyordu seviyorduk cünkü birbirimizi.
Acısı ve tatlısıyla zaman geçiyordu içimizde ki sevgiden zerre azalma olmadan...
1 yıl... 2 yıl...

Artık eglenceli gelen çok önemli olan şeyler pekte önemli gelmiyordu cünkü hayatımda en çok önem verdigim kişi ile konuşacak tartışacak şeyleri fazlaca buluyorduk en basiti sinemada bir film izliyorduk belki bir hafta tartışmasını yapabiliyorduk en dram dolu filme bile kahkahalar atabilecek yorumlar yapabiliyorduk. İşte en sevdigim yönlerinden biri de bu ya bebegimin...
Degişim sürekli devam ediyordu artık salak salak muhabbetler yapmıyordum, olgunlaştırıyor insanı uzun ilişki derler ya harbiden öyle hacı düşüncelerin,yaşam standartların,hayat görüşün ,kılıgın kıyafetin tipin hepsi degişiyor...

Hani demiştim ya degişiyorsun hayat görüşün degişiyor diye biraz açıklamak istedim bu olayı. Onu tanımadan önce ki yaşamımdan kücük bir özet vermiştim az önce ve eger o güzelligi tanımasaydım olacakları da tahmin edebiliyorum şu anda belki hala aynı gereksiz muhabbetler yapan orda burda az parasıyla bir bira içip ikinciyi arkadaşına ısmartlatmaya calısan meslek lisesi mezunu olup edindigi meslegi sevmemekten dolayı bir halt yemeyen biri olacaktım sürekli evde oturacaktım yine blog yazacaktım ama büyük ihtimal ile 2010 metal albümleri ile ilgili olacaktı ve sürekli ortamlarda ilgi çekmeye çalışacaktım bir nevi avcı olacaktım belki de alkollü dişi avları,pis kokan metalci kızlar falan. Ama takdirinizdir ki olaylar böyle olmadı artık yaşlanıyorduk bir baltaya sap olma zamanları geldi de çoktan geçiyordu. Çünkü o iyi bir üniversitenin iyi bir bölümündeydi ve ileride iyi bir hayat istiyorsak iyi bir üniversite için çok iyi çalışmam lazımdı iyi iyi iyi...

Neyse ki diger özellikleri ile hayatıma hep artılar katan,beni derleyip toparlayan sürekli yardımını gördügüm o güzel insan bu sefer de zekası ile yanımdaydı. Ve hala gelecegimiz icin +larından birini de yine benim icin kullanarak bana yardımcı olmakta. Ve şimdi soruyorum kendisine sen MELEK misin? Sen iyiliklerin hepsisin hemde hepsi...
AŞKLARIN EN GÜZELİ...
(YAPILAN BİRÇOK İMLA HATASI VE ANLATIM BOZUKLUĞU İÇİN AFFOLA)

24 Şubat 2009 Salı

23 Nisan 2008 Çarşamba

Berat


Beni taniyan degerli dostlarimin ne kadar muhim ve super bir insan oldugumu dillere getiren yazilarini yazacagim buraya Bismillah diyerek basliyorum

14 Nisan 2008 Pazartesi

Bu aralar ortalık fena Tecavüz..


Bu konu ülkemizde ardı arkası kesilmeyen vede son olarak ecnebi bir abla(merhum) barış geliniyle devam eden bir konudur tecavüz.Uyuşukluğumdan gidip markete gazete almadığım için bazı gazetelerin internet sitelerinden takip ediyorum haberleri.iki günde bir her açtığımda ya türban-siyaset-akpkapatma-yada tecavüz haberleri var.Boyacılar öğretmene tecavüz ediyor,tinerciler 13 yaşındaki kıza tecavüz ediyor,ve son olarakta kamyoncu bir abimizde hiç olmayacak kişiye bi Barış gelinine tecavüz ediyor.ilk olarak Barış gelininin Türkiyede o maratonu polisle yapmasi gerekirdi malum kamyoncu abilerimiz italyanca konuşmayı bilmez.sen nekadar barış gelini olursan ol Türk Kamyoncusu bu affetmez rahibe bile olsan alayına gider.hani savunduğum ve gururlandığımdan degil adamlar öküz be ablacim gelmeden önce keşke Türkiyeyi komple bir okusaydın araştırsaydın hani özellikle gece seyahatleri otostop felan araştırsaydın.Bu sadece senin için değil hani seninle birlikte aynı zamanda farklı yerlerde 20tane Barış gelini salınsaydı Otoyollara en az 15inin sonu böyle olurdu.kalan 5 Gelinde şans eseri lise mezunu kamyoncuya felan denk gelirdi herhalde.Neyse uzatmayım hani kötü oldu iyi olmadı eğitim şart diyorum.Allahtan rahmet diliyorum.